

Dünyayı kedilerin gözüyle görebilenlerin bloğu..
Kedilerde Solunum
Boğaz, soluma sisteminin ihtiyaç duyduğu oksijeni burun ve ağız sayesinde akciğerlere iletir. Akciğerler kandaki karbon dioksidi temizleyerek temiz oksijeni dolaşım sistemine aktarırlar. Oksijen hücrelerin varlığını ve faaliyetlerini sürdürebilmesi için gereken enerji kaynağını sağlar. Akciğerler soluk borusu ile birbirlerine bağlanırlar ve akciğerlerin içlerinde bronş tüpleri yer alır. Bu tüpler akciğere doğru daha küçük tüplere ayrılır ve bu küçük tüplere bronşi, daha küçük olanlarına da bronşiyoles denir.

Akciğerin içindeki tüpler oksijenin tüm akciğere dağılmasını sağlar. Akciğerler kedinin her iki tarafında ve diyaframın tam üstünde yer alır. Diyafram kedinin soluk alma hızını kontrol eder. Soluk borusu bir anlamda akciğerlerin havalandırma sistemi olarak kabul edilebilir. Dışarı atılması gereken kirli hava ve alınması gereken temiz hava diyaframın kontrolünde soluk borusu aracılığıyla taşınır. Solonum sitemini oluşturan organlar bir çok kedi hastalığının da hedefidirler. Bronşit ve zatüree bunların başında gelir. Bademcik rahatsızlığı ya da astım gibi yine solunum sisteminde ortaya çıkan rahatsızlıklardandır. Solunum sisteminde oluşabilecek düzensizlikler kalp ve dolaşım sistemini de doğrudan etkiler.
Gönderen Manitu zaman: 00:29 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Bıyıklar
Bıyıklar sadece Türk erkeğinin değil, kadın erkek kedi milletinin de bir numaralı alamet-i farikasıdır. Gerçi bıyığını buran kedi göremezsiniz ama bıyıkların temizliği son derece önemlidir. Zira bıyıklar kedilerin e-postaları ya da radarları gibidir. Uzaktan gelen mesajlar, hareketler anında bıyıklar tarafından algılanır ve bıyıklar burun çevresine bir yelpaze gibi yayılarak gelecek ileti dalgalarını toplamaya çalışır.
Kedi bıyığı (ya da latince adıyla vibrissae) kalın kedi tüyünden iki üç kat kalındır. Burun bölgesinde üst dudağın yanlarından çıkan bıyıklar yine kedi tüyüne kıyasla üç kat daha derine gömülüdürler. Kökleri sinir sistemi ile ilinti halindedir. Bıyıklar tarafından algılanan bir hareket hemen köklerden sinirlere ve oradan beyine iletilerek alınacak aksiyon konusunda bilgilendirme ve uyarı işlevi görür.

Kedi bıyığı, bir tür rüzgar gülüdür. Esinti algılanır ve esinti ile gelen ya da dağılan koku bıyıklarca tespit edilir. Bu sebeple kediler araştırma yaparken bıyıklarını da hareketlendirerek daha fazla bilgi toplarlar.
Kedi bıyığı aynı zamanda gözleri de korur. Göz için zararlı olabilecek nesnelere yaklaşıldığında bıyıkların bu nesnelerle temasa geçmesi ile göz kapakları kapanır. Bıyıklar zamanla yenilenir ve yerlerine yenileri çıkar. Ama bıyıkların azalması kedilerin hareketlerini etkiler ve çevreye uyumlarını zorlaştırır. Asla kesilmemeli ya da çekilmemelidir.
Gönderen Manitu zaman: 00:29 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Kedinizi su ya da süt içerken izlediniz mi hiç? Dilini nasıl kullanabildiğini fark ettiniz mi? Kediler bir şey içerken dillerini inanılmaz bir hızla kullanırlar. Dil hızla suya dalar ve çıkar. Bir anlamda fillerin su içmesine benzer. Ağız suya değdirilmez, su dil aracılığıyla (fillerde hortum) ağza taşınır. Kedilerin dili zımpara gibidir. Üzerinde onlarca küçük odacık vardır ve su içme sırasında bu odacıklar su havuzcuklarına dönüşür. Suya dalan dilin üzerindeki odacıklar su ile dolar ve taşımada dökülmemesi için dil ağza doğru bükülür. Dil aynı zamanda lapa yiyeceklerin yenmesinde de aynı işlevi görür. Bir anlamda kedinin çatal-kaşık takımıdır, dişler ise bu nadide yemek takımının bıçaklarıdır. Dil bu tırtıklı yapısı sebebi ile kedinin kendi temizliğinde sünger vazifesi görür ve kitrelenmiş, karışmış tüyler dil ve tükürük yardımıyla açılır. Temizliğin sert kısmı bitince temizlik süngeri olma ödevini tamamlayan dil, şık bir tarağa dönüşür ve tatlı tatlı tüyleri şekillendirir.
Gönderen Manitu zaman: 00:28 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi

Onu belki de en güzel temsil eden organ kalptir. Kırmızı, küçük ve sevgi dolu... Kalp en hassas organdır. O olmadan yaşam olmaz. Kalp kan akışının ritmi açısından çok önemli bir görev yerine getirir. Bir kedinin kalbi dakikada 100 ila 200 kere atar. Kalp kapakçıkları hızla açılıp kapanır. Bu sırada eşit ölçüde kan kalbe alınır ve kalpten damarlara pompalanır. Bu sırada kandaki karbondioksit temizlenerek kana oksijen verilmesi sağlanır. Kalp bu anlamda solunum sistemi ile işbirliği içinde çalışır. Kalp sol ve sağ bölüm olmak üzere iki parçadan oluşur ve her iki bölüm de aynı hızla çalışır. Eğer kediniz var ise uykudan kalktığı o mahmur anın keyfinden faydalanarak kulağınızı yumuşak karnına dayayın ve kalbinin atışını dinleyin. Bakalım size hangi sevgi sözcüklerini söyleyecek?
Gönderen Manitu zaman: 00:28 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Çocukluğumdan ezberimde kalan tek bilmece “ezildik, büzüldük 32 kız bir duvara dizildik” bilmecesidir. Cevabı mı? Tabii ki, diş. Ama konu kediler olunca 32 kız 30’a inmekte. Kediler doğduklarında 26 diş ile doğarlar ve erişkin olduklarında diş sayısı 30’a tamamlanır. Doğumdan sonra 6 ay içinde dişler yenilenir. Kedilerin damakta 2 kedi dişi, 6 ön-diş, 6 ön-azı diş ve 2 azı diş bulunur (16 diş damakta). Çenede ise 2 küçük kedi dişi, 6 küçük ön-diş, 4 küçük ön-azı diş ve 2 küçük azı diş vardır (14 diş çenede). Ön dişler yiyeceği kavramada, köpek dişleri ise hem yiyeceği kavramada hem de savunmada kullanılır. Kedi dişleri, kedinin dişleri arasında en duyarlı olanıdır. Kedinin ne yakaladığını anlamasına yardımcı olur. Ön ve azı dişler ise besini parçalamaya ve çiğnemeye yarar. Kediler etobur oldukları için çok az azı dişleri vardır.

Dişler kedilerin beslenmesi, savunması için önemli olduğu kadar sağlıkları açısından da çok önemlidir. Diş ve diş eti problemleri hem beslenmeyi bloke etmeleri hem de enfeksiyon üreterek beden yaymaları sebebi ile ciddiye alınması gereken rahatsızlıklardandır. Kedilerin sıkça olmasa da dişlerinde çürüme söz konusu olabilir. Kedilerin dişlerinin fırçalanması mümkün olmakla birlikte her kedi bu tür bir faaliyete kolaylıkla rıza göstermemektedir. Sürekli yaş mama ile beslenen kedilerin diş ve diş eti rahatsızlığına yakalanmaları daha olasıdır. Zira yaş mama artıkları diş minesi üzerinde kolaylıkla tartar oluşturabilir. Bu şekilde beslenmek zorunda kalan kedilerin en azından yılda bir kere diş temizliğine götürülmelerinde fayda vardır. Aynı şekilde rutin veteriner hekim kontrolü sırasında da dişlerin kontrol edilmesi gerekir.
Diş etlerinde rastlanabilecek kızartılar her zaman için diş veya diş eti sorunlarının bir belirtisi olmayabilir. Lenf bezi ya da hormonal problemler de diş etlerine kızarıklık olarak yansıyabilir. Ülkemizde de veteriner kliniklerinde diş tedavisi (dolgu da olmak üzere) yapılmaya başlanmıştır.
Kuru mama ile beslenme özellikle dişlerin temizliği ve diş etlerine masaj açısından faydalıdır. Öte yandan kemikli yiyeceklerin (özellikle tavuk kemiği) kedilere verilmemesi gerekir. Zira ince ve keskin kemikler kedilerin diş etlerinde ve damakta ciddi ve tehlikeli hasarlar yaratabilir.
Gönderen Manitu zaman: 00:27 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Onların aklından neler geçtiğini kimse bilemez. Bilim adamları ne kadar elektrodlar bağlayarak manyetik dalgalarla kedi beynini keşfetmeye çalışsa da bu güzellik abidelerinin o vakur bakan gözlerinin ardında ne düşündüğü, nasıl düşündüğü hala muamma. Kedi beyni 20 ile 30 gram arasındadır. Ama diğer memelilerle kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan memelidir. Beynin büyüklüğü ile zeka arasında bir bağlantı olsa da –örneğin suya dalabilen kuşların beyni diğer kuşlara göre yaptıkları eylemin karmaşıklığı sebebi ile daha büyüktür- beynin büyüklüğü ile zeka arasında her zaman için birebir ilinti kurmak doğru değildir. Sözgelimi kediler, kendilerinden çok daha iri olan aslanlarla kıyaslandığında daha zekidirler. Öte yandan kedigil ailesindeki canlıların beyin yapısı inanılmaz derecede benzerlik gösterir.

1.SPINAL CORD beyin ile beden arasındaki bilgiyi taşımaya yardım eder.
2.PINEAL GLAND ürettiği melatonin ile uyumayı ve uyanmayı kontrol eder.
3.CEREBELLUM hareketleri kontrol eder.
4.TEMPORAL LOBE davranışlar ve hafıza bölümü
5.OCCIPITAL LOBE görsel ve tüysel algılamayı yorumlar
6.PARIETAL LOBE duyulardan gelen bilgileri yorumlar
7.CEREBRUM bilinç bölümü
8.FRONTAL LOBE isteğe bağlı hareketleri koordine eder
9.CORPUS CALLOSUM beynin sol ve sağ yarımküresini birbirine bağlar
10.OLFACTORY BULB koku alma bölümü
11.INTERHALAMIC ADHESION thalamusun iki bölümünü birleştirir
12.HYPOTHALAMUS hormon salgılayarak oto sinir sistemini idare eder
13.PITUITARY GLAND diğer hormonal bezleri koordine ve kontrol eder
Kedi beyninin tarihsel evrimi de sırlarla doludur. Bundan 7 milyon yıl önce yaşamış olan Paleofelids’in beyninin aşırı büyümesinden dolayı doğadan kaybolduğu sanılmaktadır. Paleofelids’in beyni hızla büyümeye başlamış ama iskelet yapısı aynı büyüme hızını gösterememiştir.
Kedi beyni bezlerin ürettiği hormonların gönderdiği bilgilerle çalışır. Bu anlamıyla hormonlar beyne kimyasal sinyaller gönderir ve beyin sinir sistemine verilecek tepkiyi iletir. Bu sebeple kedi beyni beden ağırlığının % 1’ini oluştururken kimyasal iletişimin sağlanabilmesi için kalbin içerdiği kan bedende dolaşan kanın % 20’sidir. Kediler hızlı düşünürler, hızlı hareketler. Bu hızlı düşünmede kimyasal sinyaller asıl pay sahibidir.
Gönderen Manitu zaman: 00:26 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Kediler mükemmel bir kulağa sahiptirler. Hani şu bestecilerin “müzik kulağı var” dedikleri türden işittiklerini tek tek ayrıştırıp değerlendirebilirler. İşitme kediler için hem güvenlikleri (tehlikeden kaçma anının tespiti) hem de avlanmaları (besin olacak canlının yerinin tespiti) için önemlidir. Kediler insanlardan da köpeklerden de daha iyi işitirler. İnsanlar 20 Hz’e kadar sesleri işitirken köpekler 40 Hz'e kadar sesleri işitir. Ama kediler için bu sınır 60 Hz’dir. Bu metrelerce uzaktaki bir böceğin yürüyüşünün ya da saklanan bir farenin soluğunun duyulmasıdır.
Kedinin kulakları baş kısmında yükselişi ile adeta bir radar görevi görür. 20 adet kas bu geniş kulakları hareket ettirir. Kediler kulak yabalarını sesin geldiği yöne rahatlıkla çevrilerek sesi daha net alacak şekilde kulak fizyonomilerini değiştirebilirler. Kulağa gelen ses dalgaları hemen iç kulağa iletir ve harekete geçip geçmeme kararı saniyeler içinde verilir. Ani bir seste sıçranır ya da sabit kalınır. Kedilerin çok iyi işittiklerini bilsek de David Morton’un esprili bir şekilde söylediği gibi kedilerin ne işittiğini ancak kediler bilir.
Gönderen Manitu zaman: 00:24 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Patiler kediler için hareketin ve dengenin temelidir. Tırmanmak, kazmak, savunmak, savaşmak ve spreylemek (cinsel sıvı atımı) için patilere ihtiyacı vardır.
Bir kedinin patisi ayağının en son kemiğine bağlıdır. Pençeler esnek ve dönebilirdir. Böylelikle en iyi tırmalama açısını rahatlıkla yakalarlar. Pençeler protein ve keratin dolu bir deri ile çevrilidir.
Patiler aynı zamanda kedinin ihtiyaç duyduğu günlük spor egzerzislerinin de bir parçasıdır. Gerinirken patiler açılır ve genişler.
Patilerin içinde tırnaklar adeta dağ içine saklanmış savunma topları gibidir. Açılır kapanır mekanizması sayesinde tırnaklar gerektiğinde çıkar. Fakat yürürken kediyi rahatsız etmemesi için yuvasına çekilir ve tırnakların sivri uçları dışı tüy, içi ise kıkırdakla kaplı yuvada kediye hiçbir şekilde zarar vermez.
Kedilerin günlük temizliklerinin de önemli bir yardımcısıdır patiler. Kediler kişisel temizliklerine girişmeden önce patilerini dişlerinin ve dillerinin yardımıyla iyice temizlerler. Tırnakların arasına sıkışmış, toprak, çiçek tohumu, kıymık gibi parçaları özenle çıkarıp patilerini esneyebileceği sınıra kadar açarlar. Patilerin temizliği tamamlandığında sıra diğer bölgelerin temizliğine gelir ki özellikle ağızla uzanılamayan yerler (başının üstü gibi) kenarları dille ıslatılmış patilerin yardımıyla temizlenir.
Patiler oldukça esnek yapılarına karşı hassas ve yaralanmaya nispeten daha açıktır. Özellikle yüksek yerlerden düşme ya da çit gibi yüksek bariyerlerden sıçrayarak aşma gibi durumlarda patiler ince deri tabakasından dolayı incinebilir, yaralanabilir. Ayrıca patilerin bir saldırı ya da savunma silahı işlevini gördüğü anlarda da karşı tarafla ilk temas eden yer olması sebebi ile de olası ilk yaraların yer alacağı yerdir. Bu sebeple kedi dostları kedilerinin patilerini, tırnaklarını zaman zaman kontrol etmeli ve tüyle gizlenmiş görülmeyen bir yara, enfeksiyon olup olmadığını araştırmalıdır.
Gönderen Manitu zaman: 00:23 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
“Kedi Gözü” deyimlere geçecek ve çeşitli adlandırmalara girecek kadar hayranlık uyandırır. Kediler gözleri ve görme yetenekleri ile ayırt edilirler. Bir kedinin gözü doğumdan 7 ila 10 gün sonra açılır. İki ay içinde de gerçek rengini alır.
Başın iki tarafındaki göz bölgesi kedinin en iyi şekilde görmesi için konumlandırılmış gibidir. Tam bir avcı olmaları sebebi ile kediler aslen uzak görüşleri mükemmel olan yaratıklardır ama yakını görmekte zorluk çekerler.

Bir kedinin her bir gözü 120 derece açıya sahiptir. Toplamda ise görüş açısı göz hareketlerinin de etkisiyle başı kıpırdatmadan 280 derecedir. Öte yandan kediler, baktıkları bir noktaya odaklanma yeteneğine sahiptirler. Oval göz bebeklerini kısarak ya da büyüterek görüntü kalitesini düzenlerler.
Gece görme konusunda da oldukça başarılı olan kediler, normal bir insanın ihtiyaç duyduğu ışığın 1/6’sı kadarında bile rahatlıkla görürler. Karanlıkta daha iyi görünüm için göz bebeklerini büyütür, fazla ışıkta ise küçültürler.
Kediler görüntüleri siyah-beyaz görürler. Renk duyarlılıkları yoktur.
Siyam kedileri genetik olarak çift görme kusuruna sahiptirler.
Göz kediler için en hassas organların başında olup göz yaralanmaları ciddi enfeksiyonların vücuda dağılmasına sebep olabilir. Özellikle göz tahrişleri, yarı veya tam kapalı göz bu tür yaralanmaların belirtisidir.
Kedileri gözleri yaşarmaz. Sürekli bir göz yaşı nezle gibi (kediler için önemli) rahatsızlıkların işareti olabilir.
Gönderen Manitu zaman: 00:23 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Ortalama değerler esas alındığında yetişkin erkek kediler 3.5 ile 7 kilogram arasında olurken, dişi kediler 2.5 ila 4.5 kilogram arasındadır. Enleri ortalama 30 santim, uzunlukları ise 80 santim civarındadır.
Fizyonomileri açısından üç kategoriye ayrılabilirler ;
Tıknazlar
Örnek : İran, İngiliz Kısa Tüylü
Yuvarlak kafalı, kısa bacaklar, geniş omuz
Atletikler
Örnek : Devon Rex, Cornish
Daha az yuvarlak kafa, ortalama uzunlukta bacaklar
İnce uzunlar
Örnek : Siyam
Uzun kafalı, ince uzun bacaklı, dar omuzlu
Kedilerde baş bölgesi sağlam kemiklerle güvenlik altına alınmıştır.
Gözler saldırıda yara almaması için içerliktir ve avı gözleyebilmek için geniş ve büyüktür. (Kediler başlarıyla kıyaslandığına en büyük gözlü memelidir.) Gözlerinin uzaklık duyarlılığı yüksek ve keskindir. Karanlıkta insanlardan 6 kat daha iyi görürler.
Kulaklar duymaya karşı son derece hassastır. İnsanoğlunun duyamadığı sesleri rahatlıkla duyar ve kaynağını rahatlıkla ayrıştırabilir. Köpeklerden bile daha iyi duyarlar.
Kuvvetli keskin dişleri vardır. 30 tane dişi vardır.
Koku alma duyuları yüksek olmakla birlikte köpeklerinin ki daha yüksektir.
Kedilerin kuyruğu hem vücut dili hem de denge açısından önemlidir.
Ön patiler koşmak için ideal bir esnekliğe tabidir. Arka patiler ise sıçramada yaratılacak ivmeyi arttırıcı bir fırlatma gücüne sahiptir. Saatte 30 kilometre hız ile koşabilirler.
Deri ve tüyler iç organları koruyucu bir zırh görevi görürler.
İç organlar bel kemiğinin altında yere paralel olarak sıralanmıştır.
Gönderen Manitu zaman: 00:22 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Kedi anatomisini tek bir cümle ile özetlenmek gerekirse "avlanmak için yaratılmış mükemmel bir sistem" rahatlıkla diyebiliriz. O kadar avlanmaya yönelik bir beden yapıları vardır ki, örneğin ayak yapıları hep ileriye gitmek için kurgulanmış gibidir. Geri geri gidebilirlerse de zorlanır.

Genellikle kedilerin -Manx ve Japon Bobkuyruk haricinde- iskelet sistemi birbirinin aynıdır. 230 kemikten oluşan iskelet sistemi insanınkinden oldukça farklı olup iskeletler arası oluşumlar vücudun esnemesine izin verecek şekildedir. Boyun bölgesi özellikle insanlardan farklıdır. İnsanların boyun bölgesindeki sabitlik kedilerde yoktur. Böylelikle boyunlarını rahatlıkla geniş açıyla çevirebilir, tırmanırken, saldırırken omuzlarını iyice geriye alarak bedenlerine kolaylıkla aerodinamik bir etki kazandırır.
Gönderen Manitu zaman: 00:21 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
Kedi anatomisini tek bir cümle ile özetlenmek gerekirse "avlanmak için yaratılmış mükemmel bir sistem" rahatlıkla diyebiliriz. O kadar avlanmaya yönelik bir beden yapıları vardır ki, örneğin ayak yapıları hep ileriye gitmek için kurgulanmış gibidir. Geri geri gidebilirlerse de zorlanır. 230 kemikten oluşan iskelet sistemi insanınkinden oldukça farklı olup iskeletler arası oluşumlar vücudun esnemesine izin verecek şekildedir.
Ortalama değerler esas alındığında yetişkin erkek kediler 3.5 ile 7 kilogram arasında olurken, dişi kediler 2.5 ila 4.5 kilogram arasındadır. Enleri ortalama 30 santim, uzunlukları ise 80 santim civarındadır.
Akciğerin içindeki tüpler oksijenin tüm akciğere dağılmasını sağlar. Akciğerler kedinin her iki tarafında ve diyaframın tam üstünde yer alır. Diyafram kedinin soluk alma hızını kontrol eder. Soluk borusu bir anlamda akciğerlerin havalandırma sistemi olarak kabul edilebilir. Dışarı atılması gereken kirli hava ve alınması gereken temiz hava diyaframın kontrolünde soluk borusu aracılığıyla taşınır. Solonum sitemini oluşturan organlar bir çok kedi hastalığının da hedefidirler.
Kedi bıyığı (ya da latince adıyla vibrissae) kalın kedi tüyünden iki üç kat kalındır. Burun bölgesinde üst dudağın yanlarından çıkan bıyıklar yine kedi tüyüne kıyasla üç kat daha derine gömülüdürler. Kökleri sinir sistemi ile ilinti halindedir. Bıyıklar tarafından algılanan bir hareket hemen köklerden sinirlere ve oradan beyine iletilerek alınacak aksiyon konusunda bilgilendirme ve uyarı işlevi görür.
Kediler bir şey içerken dillerini inanılmaz bir hızla kullanırlar. Dil hızla suya dalar ve çıkar. Bir anlamda fillerin su içmesine benzer. Ağız suya değdirilmez, su dil aracılığıyla (fillerde hortum) ağza taşınır. Kedilerin dili zımpara gibidir. Üzerinde onlarca küçük odacık vardır ve su içme sırasında bu odacıklar su havuzcuklarına dönüşür. Suya dalan dilin üzerindeki odacıklar su ile dolar ve taşımada dökülmemesi için dil ağza doğru bükülür. Dil aynı zamanda lapa yiyeceklerin yenmesinde de aynı işlevi görür.
Bir kedinin kalbi dakikada 100 ila 200 kere atar. Kalp kapakçıkları hızla açılıp kapanır. Bu sırada eşit ölçüde kan kalbe alınır ve kalpten damarlara pompalanır. Bu sırada kandaki karbondioksit temizlenerek kana oksijen verilmesi sağlanır. Kalp bu anlamda solunum sistemi ile işbirliği içinde çalışır. Kalp sol ve sağ bölüm olmak üzere iki parçadan oluşur ve her iki bölüm de aynı hızla çalışır.
Kediler doğduklarında 26 diş ile doğarlar ve erişkin olduklarında diş sayısı 30’a tamamlanır. Doğumdan sonra 6 ay içinde dişler yenilenir. Kedilerin damakta 2 kedi dişi, 6 ön-diş, 6 ön-azı diş ve 2 azı diş bulunur (16 diş damakta). Çenede ise 2 küçük kedi dişi, 6 küçük ön-diş, 4 küçük ön-azı diş ve 2 küçük azı diş vardır (14 diş çenede). Ön dişler yiyeceği kavramada, köpek dişleri ise hem yiyeceği kavramada hem de savunmada kullanılır. Kedi dişleri, kedinin dişleri arasında en duyarlı olanıdır.
Kedi beyni 20 ile 30 gram arasındadır. Ama diğer memelilerle kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan memelidir. Beynin büyüklüğü ile zeka arasında bir bağlantı olsa da –örneğin suya dalabilen kuşların beyni diğer kuşlara göre yaptıkları eylemin karmaşıklığı sebebi ile daha büyüktür- beynin büyüklüğü ile zeka arasında her zaman için birebir ilinti kurmak doğru değildir. Sözgelimi kediler, kendilerinden çok daha iri olan aslanlarla kıyaslandığında daha zekidirler. Öte yandan kedigil ailesindeki canlıların beyin yapısı inanılmaz derecede benzerlik gösterir.
Kediler mükemmel bir kulağa sahiptirler. Hani şu bestecilerin “müzik kulağı var” dedikleri türden işittiklerini tek tek ayrıştırıp değerlendirebilirler. İşitme kediler için hem güvenlikleri (tehlikeden kaçma anının tespiti) hem de avlanmaları (besin olacak canlının yerinin tespiti) için önemlidir. Kediler insanlardan da köpeklerden de daha iyi işitirler. İnsanlar 20 Hz’e kadar sesleri işitirken köpekler 40 Hz'e kadar sesleri işitir. Ama kediler için bu sınır 60 Hz’dir. Bu metrelerce uzaktaki bir böceğin yürüyüşünün ya da saklanan bir farenin soluğunun duyulmasıdır.
Patiler kediler için hareketin ve dengenin temelidir. Tırmanmak, kazmak, savunmak, savaşmak ve spreylemek (cinsel sıvı atımı) için patilere ihtiyacı vardır. Bir kedinin patisi ayağının en son kemiğine bağlıdır. Pençeler esnek ve dönebilirdir. Böylelikle en iyi tırmalama açısını rahatlıkla yakalarlar. Pençeler protein ve keratin dolu bir deri ile çevrilidir.
“Kedi Gözü” deyimlere geçecek ve çeşitli adlandırmalara girecek kadar hayranlık uyandırır. Kediler gözleri ve görme yetenekleri ile ayırt edilirler. Bir kedinin gözü doğumdan 7 ila 10 gün sonra açılır. İki ay içinde de gerçek rengini alır.
Gönderen Manitu zaman: 00:19 0 yorum
Etiketler: Kedi Anatomisi
| Kediler de tüm canlılar gibi konuşurlar. Onlar her ne kadar kendi dünyalarında diğer canlılara karşı ilgisiz ve mesafeli gibi görünseler de, siz dinlemeyi bilirseniz size çok şey söylerler. Önemli olan kedinizin verdiği mesajları doğru anlamanız ve beklenileni yapmanızdır. İşte size bazı ipuçları: Konuşma İpuçları: Kulak İpuçları: Göz İpuçları: Kuyruk İpuçları: Genel olarak havaya kalkmış kuyruk mutluluk işaretidir. Parolamız: "Kuyruk ne kadar yukarıda, kedi o kadar mutlu." Ancak, kuyruk detaylarını gözardı ederseniz kedinizle iletişiminiz de o ölçüde zorlaşır. Kediniz, uzanmış ya da otururken, kuyruğunun ucunu sakin sakin sallayıp kıvırıyorsa, korkacak bir şey yok demektir. Kediler mutlu ve uyku öncesi kendinden geçme sırasında böyle rahat olurlar. Siz bu kuyruk sinyalini, onu en iyi sevme zamanı olarak algılayın. Ama sert hareketlerle okşarsanız, aynı şiddette karşılık almaya hazır olun. Geniş kavislerle sanki bir melodiye uyarmış gibi sallanan kuyruk, hoşlanma belirtisidir. İlk karşılaşma zamanında böyle davetkar bir tepki alırsanız, şanslısınız, siz de patinizi uzatın. Yere dik açı yapan ve her daim yukarıya doğru nazlı nazlı sallanan kuyruk, karnı guruldayan ve yemek saatini iple çeken aç bir kedi demektir. Fazla bekletmeden gereğinin yapılması gerekir. Sallanan bir kuyruk her zaman mutluluk belirtisi olmayabilir. Kuyruk işaretlerini ciddiye almanız gereken durumlardan biri de, kedinizin kuyruğunu açıkça tehdit olşturacak şekilde sinirli sallamasıdır. Kedinizin sinirli olduğunu hissediyorsanız, onu derhal rahat bırakın, zaten size yüz vermeyecektir. Bir de yel değirmenleriyle savaşta hücum borusu çalan soru işareti şeklinde bir kuyruk ifadesi vardır ki onu sizin tecrübelerinize bırakıyorum.. Ani bir heyecan ve ardından gelen korku durumlarında, genelde kuyruk ve sırt tüyleri, kendini olduğundan daha korkutucu ve büyük göstermek için olabildiğince kabartılır. Bu sırada kedinizi yatıştırmak için elinizi uzatıranız, tırmık bile yiyebilirsiniz. Hele sırtını kamburlaşmış ve kabarmışsa, onu derhal kendi haline bırakın. Bacak İpuçları: Sürtünme İpuçları: Burnu ya da alnıyla size sürünüyorsa, rahatlayabilirsiniz; bu saf sevgi işaretidir. Hele oyun oynarken sırtüstü yere yatıp size göbeğini açıyorsa, çok yol katetmişsiniz demektir. Kediler ancak kendilerini güvende hissederlerse kendilerini böyle savunmasız teslim ederler. Yine de mıncıklamanın dozunu kaçırmamalısınız. Buradaki hassas nokta, sürtünmenin tüm vücutla yapılıp yapılmadığıdır. Eğer tüm vücuduyla size sanki ağırlığını göstermek ister gibi sürtünüyorsa "Burası benim alanım, ayağını denk al" demektir. Genel Pozisyonlar: Özetleyecek olursak:
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Gönderen Manitu zaman: 00:08 0 yorum
Etiketler: Kedi Sözlüğü